May/June 2003 Article Abstracts in Turkish

(Vol. 11, No.3)

ISSN: 1067-151X

© 2003 American Academy of Orthopaedic Surgeons

Office Ambulatory Surgery Centers: Creation and Management

Neal C. Small, MD, and Jack M. Bert, MD

Poliklinikte Ayaktan Cerrahi Merkezleri: Yapılandırılma ve Uygulama

Poliklinikte ayaktan cerrahi uygulamalarının ortopedik cerrahlar arasındaki popülerliği gittikçe artmaktadır. Pratik uygulamalardaki değişikliklerle birlikte muayenehanelerdeki cerrahi merkezlerin kullanılması sonucunda etkinliğin artmasıyla birlikte gelir de artmıştır. Böyle bir merkezde ameliyat yapılabilmesi için eyalet lisansı, Medicare sertifikası ve yetki belgesi gerekmektedir. Ek olarak yapılanmanın şekli onaylanmış olmalıdır ve etkin operasyonların yapılması gerekmektedir.

Trochanteric Osteotomy and Fixation During Total Hip Arthroplasty

Michael J. Archibeck, MD, Aaron G. Rosenberg, MD, Richard A. Berger, MD, and Craig D. Silverton, DO

Total Kalça Artroplastisi Esnasında Trokanter Osteotomisi

Rutin kullanıma girdikten sonar total kalça artroplastisinde trokanter osteotomisi uygulanması günümüzde zorlu primer olgular ve revizyon olgularıyla kısıtlıdır. Üç tipi vardır: standart trokanter osteotomisi ve varyasyonları, trokanterik sürgü ve genişletilmiş trokanter osteotomisi. Her birinin kendine özel endikasyonları, fiksasyon teknikleri ve komplikasyonları vardır. Kalça ankilozu veya füzyonu, asetabulum protrüzyonu, proksimal femur deformiteleri, displazi gelişimi veya abdüktör kas laksasyonu olan hastalarda primer total kalça artroplastisi girişimlerine trokanter osteotomisinin eklenmesi gerekebilir (*). Revizyon artroplastilerinde uygulanan trokanter osteotomileri, primer olarak da genişletilmiş trokanter osteotomisi iyi fiske olmuş femur komponentlerinin çıkartılmasını kolaylaştırır, distal fiksasyon için diyafize direkt erişim sağlar ve böylece asetabulumun ifşa edilmesini arttırır.

Degenerative Lumbar Scoliosis: Evaluation and Management

Clifford B. Tribus, MD

Dejeneratif Lomber Skolyoz: Değerlendirme ve Mücadele

Dejeneratif lomber skolyoz tipik olarak 50 yaşından sonra gelişen omurganın lateral bir deviasyonudur. Klinik prezentasyon değişkenlik göstermektedir; fakat deformiteye sıklıkla lordoz kaybı, aksiyel rotasyon, lateral listezis ve spondilolistezis eşlik etmektedir. Etyoloji tam olarak bilinmemesine rağmen dejeneratif skolyoza dejeneratif disk hastalığı, faset yetmezliği/yetersizliği ve ligamentum flavum hipertrofisi eşlik eder, tipik olarak nörojenik klaudikasyona ve sırt ağrısına sebep olur. Nadiren sagittal veya koronal dengesizlik gelişebilir. Tedavi endikasyonları arasında ağrı, progresif deformite, radikülopati veya miyelopati ve kozmetik deformite yer almaktadır. Cerrahi olmayan bakımda hasta eğitimi, egzersiz ve narkotik olmayan medikasyon üzerine odaklanılır. Cerrahi müdahale dikkatle değerlendirilmeli, hasta için avantajları ve riskleri dengelenmelidir.

Metacarpophalangeal Joint Arthroplasty in Rheumatoid Arthritis

Joseph A. Abboud, MD, Pedro K. Beredjiklian, MD, and David J. Bozentka, MD

Romatoid Artritte Metakarpofalangeal Eklem Artroplastisi

Metakarpofalangeal eklem artroplastisi osteoartriti olan eklemlerde nadiren uygulanan bir yöntem olmasına rağmen romatoid artriti olan hastalarda sık uygulanmaktadır. Parmak fonksiyonunun tam olmasında metakarpofalangeal eklemin kritik bir önemi vardır ancak romatoid elde tutulumun en sık görüldüğü bölgedir. Metakarpofalangeal artroplastisi gerektiren hastaların değerlendirilmesi ve tedavisi için metakarpofalangeal eklemin anatomisinin, fizyopatolojisinin ve mekaniğinin çok iyi bilinmesi zorunludur. Revize metakarpofalangeal artroplastisinde tedavide en sık kullanılan alet silikon lastik implantlardır. Takip çalışmaları bu cerrahi teknikle fonksiyonun arttığını, deformitenin düzeldiğini ve neredeyse bütün hastaların tatmin olduğunu göstermiştir.

Quadriceps Tendon Rupture

Doron I. Ilan, MD, Nirmal Tejwani, MD, Mitchell Keschner, MD, and Matthew Leibman, MD

Kuadriseps Tendon Rüptürü

Kuadriseps rüptürü nadir görülür ancak doğru tanı ve erken cerrahi müdahale gerektiren ciddi bir zedelenmedir. Yaşlılarda (>40 yaş) sıktır ve bazen altta yatan medikal durumlarla birliktedir. Özellikle bilateral spontan rüptüre gut, diyabet veya steroid kullanımı eşlik edebilir. Klinik bulgular arasında tipik olarak akut ağrı, diz ekstansiyonunun bozulması ve suprapatellar aralıktan  oluşan bir triad bulunmaktadır. Tanının onaylanmasında görüntüleme çalışmaları faydalıdır. Tam olmayan (inkomplet) yırtıklarla cerrahi olmayan yöntemlerle başa çıkılabilmesine rağmen tam (komplet) rüptürleri tedavi etmenin en iyi yolu erken cerrahi onarımdır.

Cavus Foot Deformity in Children

Richard M. Schwend, MD, and James C. Drennan, MD

Çocuklarda Cavus Ayak Deformitesi

Ayağın cavus deformitesi kolaylıkla fark edilebilir ancak etiyolojinin belirlenmesi için uygun bir nörolojik değerlendirme gerekebilir. Cavus ayağının en sık görülen tipi olan cavovarus medial longitüdinal ark elevasyonu, first ray plantar fleksiyon ve eğer rijitse topuk varusunun sabit olmasıyla kendisini gösterir. Sık görülen sebepleri arasında progresif sensorimotor durumlar, tipik olarak Charcot-Marie-Tooth hastalığı ve serebral palsi ve poliomiyelit gibi progresif olmayan durumlar yer almaktadır. Poliomiyelit, spinal disrafizm ve periferik nöropatide calvenocavus ayak görülebilir. Cavus ayak deformitesi başlangıçta fleksibldır; ancak tedavi edilmeden bırakılırsa sabit bir kemik deformitesi haline gelir. Fizik muayenede ayağın arka bölümündeki deformitenin fleksibilitesini değerlendiren ve cerrahi tedaviyi yönlendirebilen cavovarus blok testi uygulanmalıdır. Ayağın ve omurganın ayakta çekilmiş radyografileri, manyetik rezonans görüntüleme ve elektrodiagnostik çalışmalar faydalı olabilir. Mücadelenin amacı plantigrat, mobil, ağrısız, stabil, motor açıdan dengeli bir ayak edinmektir. Cerrahi seçenekler arasında fleksible bir deformite için yumuşak doku ve plantar fasiya serbestleştirmeleri, sabit deformitelerde osteotomi ve kas dengesini restore etmek amaçlı tendon transferleri yer almaktadır. Progresif deformitesi ve duyusal bozukluğu olan hastalarda üçlü artrodezin uzun dönemdeki sonuçları kötüdür.

Open Fractures: Evaluation and Management

Charalampos G. Zalavras, MD, and Michael J. Patzakis, MD

Açık Kırıklar: Değerlendirme ve Müdahale

Açık kırıklar hem kemiği hem de çevreleyen yumuşak dokuyu etkileyen karmaşık zedelenmelerdir. Müdahalenin amaçları infeksiyondan korunma, kırığın kaynaması ve fonksiyonun restorasyonudur. Bu amaçlara ulaşmak için hastanın ve zedelenmenin detaylı bir şekilde değerlendirilmesine dayanan dikkatli bir yaklaşım gereklidir. Açık kırıkların sınıflandırması kırığın tipine, eşlik eden yumuşak doku hasarına ve mevcut bakteriyel kontaminasyona dayanmaktadır. Tetanos proflaksisi ve intravenöz antibiyotikler hemen uygulanmalıdır. Lokal antibiyotik uygulanması faydalı bir yardımcıdır. Açık kırıkla ayrıntılı bir şekilde irigasyon ve debridman uygulanmalıdır ancak optimal irigasyon yöntemi halen bilinmemektedir. Yaranın kapanmasının optimal zamanlaması ve tekniği de tartışmalıdır. Yumuşak doku hasarının yaygın olması lokal veya serbest kas fleblerinin kullanılmasını gerektirir. Kırık stabilizasyon teknikleri kırığın anatomik lokalizasyonuna ve zedelenme özelliklerine bağlıdır.



Member/Resident Login | Subscriber/Guest Login