(Vol. 10, No.6)
ISSN: 1067-151X
© 2002 American Academy of Orthopaedic Surgeons
Timing of Closure of Open Fractures Amanda D. Weitz-Marshall, MD, and Michael J. Bosse, MD
Modern Ortopedide Perspektifler:
Açık Kırıklarda Kapatma Zamanlaması
Başlangıç debridmanından sonra açık kırıkların kapatılması geleneksel olarak, özellikle enfeksiyon gibi komplikasyonların riskini en aza indirmek için geciktirilirdi. Bu çalışma şekli, sistemik antibiyotiklerin yaygın kullanımı, lokal antibiyotik kapsülleri, gelişmiş debridman metodları ve ilerlemiş kırık stabilizasyon tekniklerinden önce gelişmişti. Güncel kanıtlar, açık kırıkların tedavisinden sonra gözlenen enfeksiyonların en baştaki kontaminasyona bağlı olarak değil de, sıklıkla hastanede edinilmiş olduğunu göstermektedir. Primer kapatma ile geciktirilmiş kapatmayı karşılaştıran son dönem çalışmalarda komplikasyonlarda artış olduğu kanıtlanamadı. Açık kırık yara bakımındaki gelişmeler, dirençli nozokomiyal enfeksiyonların insidansındaki artış ve dogmatik geç kapatma stratejisine bağlı komplikasyonların maliyeti göz önüne alındığında, açık kırıkların yara bakım protokolleri tekrar değerlendirilmelidir. Bu tür yaraların kapatılma zamanlamasına yönelik spesifik veriler yeterli olmadığından primer ve geciktirilmiş kapatmayı karşılaştıran çalışmalar gereklidir.
Cementless (Dolgusuz) Total Kalça Artroplastisinden Sonra Uyluk Ağrısı: Değerlendirme ve Tedavi
Kısa ve uzun dönem takip çalışmalarının verileri, başarılı dolgusuz total kalça artroplastisinden sonra uyluk ağrısının en önemli komplikasyon olduğunu göstermektedir. Birçok vakada bildirilen semptomlar hafif ile orta derece arasındadır, spontan olarak düzelir veya ilerlemez ve terapötik girişim ya çok az gerekir ya da hiç gerekmez. Ancak yine de inatçı uyluk ağrısı memnuniyetsizliğin kaynağı olabilir veya ciddi, hareket kısıtlayıcı bir şekilde ortaya çıkabilir. Olası nedenler arasında kemik protezinin mikro-hareketi, femura aşırı stres aktarımı, periost iritasyonu veya femurla ilişkili prostetik kökün yapısal rijiditesini arttıran Young’ın elastisite modülünde uyumsuzluk vardır. Uyluk ağrısının tanısal değerlendirilmesi esnasında primer neden olarak prostetik enfeksiyon veya ayrılma, stres fraktürü veya spinal patolojinin ekarte edilmesi gerekir. Aseptik, uygun fikse edilmiş femoral komponentte tedavi seçenekleri arasında medikal yaklaşım, femoral komponentin revizyonu veya implantın ucuna kortikal destek greftleme uygulanması vardır.
Elektif Ortopedik Cerrahide Perioperatif Kan Kontrol Yöntemleri
Viral enfeksiyon ve immünosupresyon dahil allojenik kan transfüzyonunun maliyeti ve güvenliği dikkate alındığında, transfüzyon uygulama standartlarının ve cerrahi uygulamaların gelişmesiyle birlikte kanın saklanmasında yeni yaklaşımlar ve düzenlemelere söz konusu olmuştur. Preoperatif kan alınması, hemostatik ajanların kullanımı, perioperatif kanın kurtarılması ve eritropoiezi uyarmak için rekombinan insan eritropoietini (epoetin alfa) kullanılması, allojenik kan hizmetlerinin kullanımında azalmayla sonuçlanmıştır. Allojenik kana maruz kalmayı engellemek veya azaltmaya yardımcı olacak uygun kan kontrol stratejilerinin gelişimi, kanın korunması ve replasmanı seçenekleriyle birlikte maliyet kadar, transfüzyonun olası risklerinin de preoperatif olarak belirlenmesini gerektirir. Hematolojik durumun, tahmini kan kaybını ve kanın replasmanı için kaynakların preoperatif olarak belirlenmesi temelinde alternatiflerin bilgi dahilinde seçilmesi majör elektif ortopedik cerrahide kanın kullanımı ile ilgili uygulamaları düzeltebilir.
Üst ekstremitenin vasküler problemleri: ortopedik cerrah için öncelikli bir sorun
Odaklanılmış bir anamnez ve tam bir fizik muayene ile normal vasküler anatomi ile ilgili bilgilerimiz birleştiğinde üst ekstremitelerin çoğu vasküler anormallikleri tanımlanabilir. Teknolojik gelişmeler doğrultusunda invaziv olmayan yöntemlerle doğru tanı konabilir. Çoğu anormallik beş majör tanı grubundan birine kategorize edilebilir: travmatik, kompresif, oklüzif, tümöral (malformasyon) ve vazospastik. Davranış modifikasyonları ve farmakolojik ajanlar ile semptomlar iyileşebilir. Uygun bir şekilde seçilmiş cerrahi adayları sıklıkla ağrıda azalma ve fonksiyonel iyileşme yaşarlar.
Kalça artroplastisi ve diz artroplastisi sonrasında heterotopik ossifikasyon: risk faktörleri, korunma ve tedavi
Total kalça artroplastisi ve total diz artroplastisi sonrasında semptomatik heterotopik ossifikasyon rölatif olarak nadirdir. Total kalça artroplastisi sonrasında heterotopik ossifikasyon gelişimi açısından yüksek risk altında olan hastalar bilateral hipertrofik osteoartriti olan erkekler, her iki kalçadan birinde heterotopik ossifikasyon hikayesi olan hastalar, hipertrofik osteofitoz ile karakterize post travmatik artriti olan hastalardır. Orta derecede risk altında olan hastalar ankilozan spondiliti olanlar, difüz idiyopatik skeletal hiperostozisi olanlar, Paget hastalığı veya bilateral hipertrofik osteoartriti olanlardır. Total diz artroplastisi sonrasında heterotopik ossifikasyon gelişimi açısından yüksek risk altında olan hastalar postoperatif kısıtlı diz fleksiyonu olanlar, lomber kemik mineral dansitesinin artmış olanlar, hipertrofik artrozu olanlar, aşırı periosteal travma ve/veya anterior femurda çentiklenme olanlar ile total diz artroplastisi sonrasında zorlu manipülasyon gerektirenlerdir. Total kalça artroplastisi sonrasında heterotopik ossifikasyondan korunmada preoperatif radyasyon, postoperatif proflaktik ilaç rejimleri ve tek dozda radyasyon tedavisi etkilidir. Cerrahi eksizyon sonrasında proflaksi uygulanmadıkça heterotopik ossifikasyon tekrarlar. Total kalça artroplastisi ve total diz artroplastisi sonrasında postoperatif beşinci günden önce, optimal olarak 24 ile 48 saat içinde heterotopik ossifikasyon için proflaktik önlemler alınmalıdır.
Artrogripozis ve Amiyoplazi
Artrogripozis (multipl konjenital eklem kontraktürleri) nadir görülen bir problemdir. Birçok sebebi olduğu için doğal hikayesini öncen tahmin etmek ve uygun tedaviyi belirlemek önemlidir. Terminolojideki uyumsuzluklar hem tanı hem de tedaviyle ilgili karmaşaya sebep olmuştur. Artrogripozisin en sık görülen tipi olan amiyoplazi yoğun bir fibröz doku ve yağ ile iskelet kasının replasmanı ve kuadrimelik tutulum ile karakterizedir. Erken fizik tedavi ile kontraktürler iyileşebilir fakat sıklıkla cerrahi müdahale gerekir. Atele ek olarak agresif yumuşak doku salınması ile eklem pozisyonu iyileşebilir. Daha ciddi kontraktürlerde osseöz cerrahi de gerekebilir. Deformitelerin nüksü sıktır, özellikle de iskelet sistemi immatür olan hastalarda görülür.