September/October 2003 Article Abstracts in Turkish

(Vol. 11, No.5)

ISSN: 1067-151X

© 2003 American Academy of Orthopaedic Surgeons

New-Generation Implant Arthroplasties of the Finger Joints

Peter M. Murray, MD

Parmak Eklemlerinde Yeni Jenerasyon İmplant Artroplastiler

Elin prostetik replasmanı kollateral ligamanların, tendon dengesinin ve stabilitenin korunması gibi kendine özel güçlüklerin çözümlenmesini gerektirir. Metakarpofalangeal ve proksimal interfalangeal eklemlerin yakın zaman önce geliştirilen bazı implant artroplastilerinde eklem komponentleri artiküler olarak tasarlanmıştır; diğerleri ise sementsiz, bastırılınca uyum sağlayan (press-fit), dikkatli bir şekilde konturlanmış intramedüller köklerdir (stem). Bağlantısız veya yarı zorlamalı (semiconstrained) protezlerin anatomik geometriye uygun bir şekilde geliştirilmeye çalışmasının amacı eklem boyunca güçlerin dengelenmesini sağlamaktır. Düşük profilli, anatomik olarak tasarlanmış implantlar çıkartılan kemik miktarını kısıtlar ve kollateral bağların bütünlüğünü korur. Metakarpal başı eliptik olan ve rotasyon merkezi sabitlenmemiş olan bir metakarpofalangeal eklem, eklem teması daha fazla olacağı için fleksiyonun stabilitesini arttırabilir. Kollateral bağların korunduğu bir proksimal interfalangeal eklem implantı stabilitenin artmasını sağlayabilir. Bu güncel tasarımlarda komponent gevşemesi erken bir komplikasyon değildir ve hareket arkı tatmin edici düzeydedir.

Lower Extremity Angular Malunion: Evaluation and Surgical Correction

Robert A. Probe, MD

Alt Ekstremitede Anguler Malunion: Değerlendirme ve Cerrahi düzeltme

Alt ekstremite, eklem uzunluğunu ve etkinliğini bipedal (iki ayaklı) yürüyüş biçiminde sağlayacak bir mekanik aksa, eklem Oryantasyonu ile birlikta sahiptir. Normal düzen, travma ya da diğer nedenlerden dolayı kaybolduğunda, bu anatomik normdan dolayı oluşan deviasyonlar, uzun dönemde eklem fonksiyonu için zararlı olabilir. Anguler malunionla iyileşmiş olan kırıklarda, uzunluktaki, rotasyon, düzen ve translasyondaki değişiklikleri de içerecek şekilde, deformitenin tüm yüzleri dikkatlice ele alınmalıdır. Tüm elemanlar tamamıyla tanımlandıktan sonra, malunionun mekanik akstaki etkileri ve eklem oriyentasyonu anlaşılabilir. Cerrahi düzeltme teknikleri wedge, kubbe ve oblik osteotomileri ve distraksiyon osteogenezisini içermektedir. Her metod, belli klinik durumlar için uygun özelliklere sahiptir. Doğru hasta seçimi ve iyice düşünülmüş preoperatif planlama normal mekaniğin restorasyonunu sağlayabilir.

Common Rotational Variations in Children

Todd L. Lincoln, MD, and Patrick W. Suen, MD

Çocuklarda Sık Görülen Rotasyon Varyasyonları

Küçük çocuklarda görülen içe dönük ayak parmak (in-toeing), dışa dönük ayak parmak (out-toeing) ve tortikolis gibi çoğu rotasyon varyasyonu benigndir ve spontan olarak düzelir. Sağlıklı çocuklarda normal olan rotasyonların anlaşılması müdahale gerektiren gerçek yapısal anomalilerin tanımlanmasında hayati bir önem taşımaktadır. İçe veya dışa dönük ayak parmakları olan çocukların muayenesinde rotasyon profilinin ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. İçe dönük ayak parmakları çoğunlukla süt çocuklarında metatarsus adduktusa, oyun çocuklarında internal tibial torsiyona ve 10 yaşından küçük olan çocuklarda ise femoral anteversiyona bağlıdır. Dışa dönük ayak parmağı şekilleri büyük oranda kalça kontraktürünün dış rotasyonundan, eksternal tibial torsiyondan ve eksternal femoral torsiyondan kaynaklanır. Çocuklardaki atipik baş postürünün en sık açıklamasının konjenital müsküler tortikolis olmasına rağmen osseöz malformasyonların, inflamasyonun ve nörojenik bozuklukların da dahil olduğu daha ciddi bozukluklar ekarte edilmelidir.

Chronic Massive Rotator Cuff Tears: Evaluation and Management

Andrew Green, MD

No translation submitted

Pediatric Soft-Tissue Tumors

Kamran Aflatoon, DO, Albert J. Aboulafia, MD, FACS, Edward F. McCarthy, Jr, MD, Frank J. Frassica, MD, and Alan M. Levine, MD

Pediatrik Yumuşak Doku Tümörleri

Çocuklardaki (<18 yaş) yumuşak doku tümörleri heterojen bir lezyonlar grubudur. Kitleler asemptomatik olabilir veya ağrı veya rahatsızlık eşlik edebilir. Çoğu lezyonun benign olmasına rağmen uygun bir ayırıcı tanı yapılabilmesi için çocuklardaki tümörlerin ve tümör benzeri durumların klinik ve radyografik özelliklerinin bilinmesi gerekmektedir. Kapsamlı bir anamnez ve fizik muayeneyi takiben endikasyonuna göre uygun görüntüleme yöntemlerinin kullanılması doğru tanıya ve uygun tedavi önerilerinin belirlenmesine yardımcı olabilir.

Use of Physical Forces in Bone Healing

Fred R. T. Nelson, MD, Carl T. Brighton, MD, PhD, James Ryaby, PhD, Bruce J. Simon, PhD, Jason H. Nielson, MD, Dean G. Lorich, MD, Mark Bolander, MD, PhD, and John Seelig, MD

Kemik İyileşmesinde Fiziksel Güçlerin Kullanımı

Son iki on yılda, nonunion (kaynamamaların) ya da gecikmiş kaynamaların tedavisi için birkaç fiziksel modalite geliştirilmiştir. İmplante edilebilir doğru akım stimülasyonu ekstremitelerin saptanmış kaynamamalarının tedavisinde etkilidir ve spinal füzyon elde etmede bir adjuvandır. Pals elektromanyetik alanlar ve kapasite kaplingi yumuşak doku boyunca alanlar indüklenir, bu da  kırık alanlarında düşük-boyutlu voltaj ve akımlarla sonuçlanır. Pals elektromanyetik alanlar, ekstremite nonunionlarının tedavisinde cerrahi kadar efektif olabilir. Kapasitiv çiftleştirme hem ekstremite nonunionlarında hem de lumbar füzyonlarda efektif gibi durmaktadır. Düşük-yoğunluklu ultrason normal kırık iyileşmesini hızlandırmak ve gecikmiş kaynamaları tedavi etmek için kullanılmaktadır. Kemik iyileşmesini stimüle etmek için değişik mekanizmalar olmakla birlikte, tüm sinyaller artmış intrasellüler kalsiyuma neden olarak kemik formasyonunu başlatırlar.

Thoracolumbar Fracture Management: Anterior Approach

John S. Kirkpatrick, MD

Torako lumbar Kırıkların Tedavisi: Anterior Yaklaşım

Omurga travması olan hastaları tedavi eden cerrah, olgularda optimal başarıyı sağlamak için, çeşitli tedavi tekniklerini uygulayabilme yeteneğinde olmalıdır. Nörolojik defisiti olan fakat posterior ligament yaralanması olmayan, bazı torakolumber ayrılma kırıkları olan hastalarda cerrahi girişimin önden yapılması uygundur. Tam defisiti olmayan, özellikle büyük arka fragman kırığı , belirgin kanalda uyuşma, önde şiddetli değişme olan, veya >30 derece kifozu olan hastalarda daha çok cerrahi girişim endikedir. Bu yaklaşım, dekompresyon için duramaterin önden çok iyi görülmesini sağlar. Ön gövdedeki hasarın rekonstrüksiyonu otograft, allograft veya bir kafes ile yapılabilir. Graftın anterior internal fiksasyon ile desteklenmesi kifoz gelişmesini engeller. Klinik çalışmalar, çoğu hastada nörolojik fonksiyonların iyileşmesinin yanı sıra düşük psöüdoartroz oranlarını göstermektedir. İnkomplet defisiti olan hastalarda, çok az komplikasyonlarla birlikte genellikle nörolojik fonksiyonların iyileşmesi beklenebilir.

The Unstable Patella After Total Knee Arthroplasty: Etiology, Prevention, and Management

Michel Malo, MD, FRCSC, and Kelly G. Vince, MD, FRCSC

Total Diz Artroplastisi Sonrasında Stabil Olmayan Patella: Etiyoloji, Korunma ve Mücadele

Total diz artroplastisinde ekstensör mekanizmayla ilişkili çoğu komplikasyon patellanın traksiyon kusurlarına (maltracking) veya instabiliteye bağlı olarak meydana gelmektedir. Patellanın traksiyon kusurları, pozisyon kusurlarından ve ekstremitelerin hizalanma bozukluklarından, protez tasarımından, patella hazırlığının uygun bir şekilde yapılmayışından veya yumuşak doku dengesizliğinden kaynaklanabilir. Patellofemoral instabilite muhtemelen en çok femur veya tibia komponentlerinin iç rotasyon bozukluklarından kaynaklanmaktadır. Patellofemoral radyografide patellanın lateral sublüksasyonunun görülebilmesine rağmen femur veya tibia komponentinin hizalanma bozukluğu sadece bilgisayarlı tomografi ile nicelleştirilebilir. Cerrahi olmayan tedavi yöntemleri çoğunlukla başarısızdır; komponentlerdeki majör pozisyon kusurlarıyla başa çıkmanın en iyi yolu implant revizyonudur. Komponentlerde pozisyon kusurlarının olmadığı şartlarda proksimal tekrar hizalama (lateral patella retinakulumunun serbestleştirilmesiyle birlikte vastus medialis obliqus kasının lateral ilerletilmesi (advancement)) veya tibia tüberkülü transferleri kullanılmıştır. Patella tendonunun kendisine uygulanan cerrahi yöntemler ekstensör mekanizma rüptürü riski taşırlar.



Member/Resident Login | Subscriber/Guest Login